cemal süreya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemal süreya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2012 Pazar

Kanto / Cemal Süreya

Ben nerde bir çift göz gördümse 
Tuttum onu güzelce sana tamamladım 
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu 
Bir bunun için yaptım 
-Garson bira getir 
Garsonun adı Barba 

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı 
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm 
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu 
Namussuz bir çağ bu biliyorsun 
-Garson rakı getir 
Garsonun adı Hakkı 

Sen belki de bir resimsin ne haber 
Kırmızı bir Beykoz’un yanında duruyorsun 
Yapın bir de ağaç yapmış yanına 
Dallarına konsun diye kelimelerin 
-Garson şarap getir 
Garsonun hali harap



7 Ekim 2012 Pazar

Fotoğraf / Cemal Süreya

Durakta üç kişi 
adam kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş

Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel

Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel

Üstü Kalsın / Cemal Süreya

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...

                                                            (Yeni Yaprak, Sayı:13, Ocak 1990)

21 Eylül 2012 Cuma

Eylül'dü / Cemal Süreya

Eylül’dü.
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya... Eylül’dü.

Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

9 Eylül 2010 Perşembe

Yaz Sonu - Cemal Süreya

Sukürenin perisi sen; sen taşkürenin avcısı
Bir kişi daha olsa yanınızda
Siz orda öpüşürken
Ne diyorum bir kişi daha;
Alamut kalesinde öpüşürdünüz.
Ona göre gelişirdi her şey
Yeni bir güzelduyu açılırdı
Bir töre cançekişirken.

Karagözlü hançer sen; sen mavi bakışlı kılıç
Unutulmazlarınızı dökerken birer birer
İki kişi daha olsa yanınızda
Mihri'nin vuruluşu ve çantası
Ve elindeki tuğla da gelirdi gündeme;
Daha sonra kesilen barsağı iki metre;
Kediler uzaklaşırdı ısrarla camdan bakan;
Ne diyorum iki kişi daha.

Kavaldan akan gökyüzü sen; sen düşten geçilmez bahçe
Sınıf arkadaşları şarap ve tüzük kokan
Dağın Eskisi'ne iki vadiden seslenirken
Ne diyorum beş kişi daha olsa yanlarında
Ama her şeye üçünün bileşkesine varan;
Ne bilim-sanatı Hayyam'ın ne siyaseti Nazım'ın
Ne yiğitlik ne aşk... Bir şey kalmazdı tek başına.
Ahırlarımızda her zaman sana ayrılmış bir at vardı.

Ve sen sonunda bir gün çıkar gelirsin diye
Çok şeyin adı küçük yazıldı;
Silinmez anlar vardır
Karşı konmaz özlemler
Ben şimdi ne istediğimi de bilmeden artık
Bağırıp duruyorum ya şurda
Sen yaz sonu ilan eden güzel keten
Güneşten yırtılmış caz sen!

4 Haziran 2010 Cuma

Aşk / Cemal Süreya

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
                 İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

1954
Üstü Kalsın, Doğan Kardeş, Seçme Şiirler, YKY

Cemal Süreya Sempozyumu


Kadıköy Belediyesi, Barış Manço Kültür Merkezi
ve Artshop Yayıncılık işbirliğiyle
5 Haziran 2010 Cumartesi günü Saat:14.00
Cemal Süreya Sempozyumu gerçekleştiriyor.
Yer:Barış Manço Kültür Merkezi Caferağa Otoparkı Kadıköy