Sevgilim,
yetimim benim,
aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken
kapılar kapalı, dünya buzlu cam
uyuşmuş gözlerimin önünde
hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan
ikimizin yerine dinliyorum
sevdiğin şarkıları
siyah tişörtünü giyiyorum yatarken
gömleklerini, kazaklarını, kokunu
senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
gün boyu elimde kahve fincanı
kapıyı açmıyorum
telefonlara çıkmıyorum
başını bekliyorum geleceği olmayan hatıraların
Sevgilim,
yetimim benim,
nasıl da kayıtsız gülüyorsun hayata
öldüğünden haberi yok fotoğraflarının
murathan mungan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
murathan mungan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Aralık 2015 Pazar
2 Mart 2013 Cumartesi
Nilüfer / Murathan Mungan
zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver, geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver, geri verilmez hiçbir yanılgı
yokluğuma emanet et sen de benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
her şeyi al bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz omrüm olsun
sensiz ömrüm olsun
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver, geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver, geri verilmez hiçbir yanılgı
yokluğuma emanet et sen de benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
her şeyi al bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz omrüm olsun
sensiz ömrüm olsun
30 Nisan 2011 Cumartesi
11 Şubat 2011 Cuma
Aşk Tesadüfleri Sever / Murathan Mungan
aşk tesadüfleri sever
kader ayrılıkları
yıllar geçmeyi sever
insan aramayı
güller açmayı sever
zaman soldurmayı eller birleşmeyi sever
yollar ayrılmayı
herkes geçmişi öder
bir yol ayrımında
başlamak istersen
yeni bir hayata
gölgeni yedek
bırak ardında
hayat tekrarları sever
yeniden başlamayı
kuşlar dalları sever
kanatlarsa uçmayı
17 Ağustos 2010 Salı
Antik Kent / M.Mungan
mutlu günlerimizdi...
yanık tarçın gibiydik rüzgarın saçlarımızı taradığı yamaçlarda
ikimizden bir bayrak
dalgalanırdı
birbirine bakan
tarihin ve otların
arasında
adı yoktu yaşadığımız şeyin
bir boşluk bile değildi bu
onca boşluğun içinde
yontulmamış birkaç harf
taşlar kadar tarihe kefil
günler gibi düşünülmeden akıp giden
otların gölgesindeki gece kadar derin
ay ışığıydı her şeyi sessizce bütünleyen
bir dönüş biletiyle kırıldı gece
kırıldı mevsim
kalakaldık
birbirine bakan sunaklarda
zehiri giz olan otlar boyverdi
kırık heykel parçaları dağılmış ten
zaman tarihe geri çekildi
kalıntıları ne kadar ipucuysa bir antik kentin
o kadar biliyoruz nedenlerini ve sonuçlarını
ayrılınca adını aşk koyduğumuz o şeyin.
23 Haziran 2010 Çarşamba
Fırtına / M.Mungan
"Fırtına" Murathan Mungan. Sen ne harika bir insansın.
"Sakın çıkma patika yollara"
"Sakın çıkma patika yollara"
18 Haziran 2010 Cuma
Akıl Yaprak - Murathan Mungan
Desen : Michael Rouscher
Kimseye sorma benigözlerinin aklına bırak
yeterince okunmamış birkaç yaprak
bulunur tekin ağacından düşen
belirsizliğin beyazına
emniyet kemerinden boşalan an
herkes bildiğini unutur sarsılarak
donuk başlangıçtaki saflık
oyun oynamayan akıl
kimseye sorma beni
herkesin kelimeleri gördükleri
bazen anlaşılmayan şiirler
her şeyden çok anlaşılır
aklın yaprağı aralandığında
gördüklerimiz
hatırlamayız ama kalır
Ağustos 2006
"Bazı Yazlar Uzaktan Geçer"
15 Mart 2010 Pazartesi
Sözler, Yaprak - M.Mungan
bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde
bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken
bazı sözler karanlıkta söylenir
bazı sözler hiçbir zaman
diyorum armaların birinde
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından
geçip gitmektir şiir
ağaçla, yolla, ne tarafa
ve hangi zaman
imgenin şiddetiyle çoğalır anlam
parçalana parçalana
geçtiğimiz yollardan
onca yaprak düşer
birkaç şiir kalır yalnızca
o derin ağaçlardan
kendi sesimize uyandığımız rüyalarda
26 Şubat 2010 Cuma
Senin Göğün Var - Murathan Mungan
Herkesin göğü yoktur çünkü
Başkalarının göğünü kullanırlar
Erken tükenirler bu yüzden
Birbirlerinin hastalıklarıyla çürür
Bir salgın olan hayatları
Sonra bir kabile gibi
birbirlerine benzeyerek ölürler
Senin göğün var
Nereye gitsen götürdüğün
Bu şiiri açtıran senin göğünde
gördüklerimdir
ölsen yaşadığın bilinecek
çünkü senin göğün var
Desen : Michael Rouscher
20 Ocak 2010 Çarşamba
Sevgili - Murathan Mungan
İnsanlar maskelerini ne çok seviyor
Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor daHiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya
Mecbursun yalnızlığaOysa sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
İçimdeki fırtına ele geçirdi beni
Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya
Orda yeniden gördüm kendimi
İşte sevgili, bir tek sevgili
Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini
Şimdi asla pişman değilim
Yaşadığım herşeyin bedelini ödedim
Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini
Hem cehennem, hemde cennet yeryüzünün mevsimleri
O kadar şey değişti ki
Artık kimse masum değil
Duygular çok eskidi
O zamanlar biz ne güzel çocuklardık
Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık
Ve işte o zaman kırdığın bu kalp
Şimdi kırıyor başka kalpleri
Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi
Açıortayı - Murathan Mungan
Safranbolu Yolu, Fotoğraf : Aslı Melek
Niyetin durduğu yere göre değişse de hakikatin öznesiuçurumların açıortayını görmek gerekir
nüfusu çoğalan sıvılaşmış kişilikler
gerçeklik kaybının yanık hayaletleri
bunca çıplak kızıl sürerken sınıf mücadelesi
mümkün mü sahiden
eskiye göre her şeyin çok değişmesi
geri çekilme değil
sipere yatmak
belki
beklemek tozun toprağa dönmesini
hayatın biraz daha birikmesini
biraz daha
biraz daha belki
3 Eylül 2009 Perşembe
Yaz Bitti - Murathan Mungan
yazın bittiği her yerde söylenir
söylenmeyen şeyler kalır geriye
ve sonra hiç bir şey olmamış gibi
ağır, usul bir hazırlık başlar
uykuya benzer yeni bir mevsime
orda burda,ev içlerinde,kır kahvelerinde,deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz
ıskaladığımız şeyleri
yatıştırıcı rüzgarlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne 'dinginlik' adını verir
'seni iyi gördüm' diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki?
köşe başları, akşamüstleri,kokular
tozar gider zamanın boşluğunda
karışır anların kuytu belleğine
belki sonraları bir gün
hatırlanır aynı kederle
yazın bittiği her yerde söylenir
söyleyenler inanır bir şeylerin sahiden bittiğine
yaz biter
eskir geceler,serin,hüzünlü
yeni mevsime hazırlık: ömrün teyel yerleri
bir yanı telaş,bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri
çıkarır sizi dalgın derinliğinizden
yaşadığınızı duyarsınız teninizde
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları
ahşap panjurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride
yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiç bir şey hiç bir şey
hiç bir şey
yalnızca üşüyorum şimdi
Yaz bitiminde sıkıntılı bir günün akşamında aynanın önünde bulduğum bu kitap bana çok iyi gelmişti. Oğlum bırakmış...
söylenmeyen şeyler kalır geriye
ve sonra hiç bir şey olmamış gibi
ağır, usul bir hazırlık başlar
uykuya benzer yeni bir mevsime
orda burda,ev içlerinde,kır kahvelerinde,deniz kenarlarında
incelen yazın akşam esintilerinde
zaman usulca sıyrılır aramızdan
ta içimizde duyarız gelecek günlerin geçmişini
başka ne gelir elimizden
büyük bir uzaklığa gülümseyerek
geçiştiririz
ıskaladığımız şeyleri
yatıştırıcı rüzgarlar
dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne 'dinginlik' adını verir
'seni iyi gördüm' diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki?
köşe başları, akşamüstleri,kokular
tozar gider zamanın boşluğunda
karışır anların kuytu belleğine
belki sonraları bir gün
hatırlanır aynı kederle
yazın bittiği her yerde söylenir
söyleyenler inanır bir şeylerin sahiden bittiğine
yaz biter
eskir geceler,serin,hüzünlü
yeni mevsime hazırlık: ömrün teyel yerleri
bir yanı telaş,bir yanı ürperten yaz sonu ikindileri
çıkarır sizi dalgın derinliğinizden
yaşadığınızı duyarsınız teninizde
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz, temiz yastıkları
ahşap panjurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride
yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiç bir şey hiç bir şey
hiç bir şey
yalnızca üşüyorum şimdi
Yaz bitiminde sıkıntılı bir günün akşamında aynanın önünde bulduğum bu kitap bana çok iyi gelmişti. Oğlum bırakmış...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







