12 Ocak 2010 Salı

Halil Cibran


Evim der ki, 
"Beni bırakma,çünkü burada senin geçmişin yaşıyor."
Yolum der ki, 
" Gel ve beni izle,çünkü ben senin geleceğinim."
Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
"Benim ne geçmişim,ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır;
gidersem, ayrılışımda bir kalış.
Yalnızca sevgi ve ölüm her şeyi değiştirebilir."

11 Ocak 2010 Pazartesi

Mavi Liman - Nazım Hikmet


Fotoğraf : Aslı Melek

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın .
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın.

10 Ocak 2010 Pazar

Gelmem Artık - Aslı Melek

Bostancı, Fotoğraf : Aslı Melek
Unutmam, bir kez gördüm ya
martıların geniş harelerle dalga boyunca kıyıda kanatlarını

Saat onbir onbir
dönmem artık, sessizlik yola gelmiş peşindeyim

Bakmam artık,
yüzümüz gözlerimiz yoksa tanıdık değil

Ne son kıyılardan kırkların yanaştığı
ne son çağrısından kaptanın, korkmam artık

Sen şarkılar yap yıldızlara dördüncü günde
ölüm gelir, ben gelmem artık.
28.01.2006

Ayrılık Sevdaya Dahil / A.İlhan

Fenerbahçe, Fotoğraf : Aslı Melek
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
 En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın

Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan

Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar
hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili

Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili

Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır, toprak ağır, yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık cöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert, elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük
ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu olu bir gezegenin soğuk
tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı
bir sevgiliyle

Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için
varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir
bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm
zehir zemberek aşkımız

8 Ocak 2010 Cuma

Bembeyaz / Aslı Melek


Kar vardı geldin bembeyaz
sustun
kaldı sayfalar beyaz,
tuval beyaz
gittin her şey bembeyaz.